SIKÇA SORULAN SORULAR

Balda hile olup olmadığını balın fiyatından, tadından, kokusundan ya da görüntüsünden anlamak mümkün değildir. Tek yöntem balın yapısının analiz edilmesidir. İleri teknoloji ile donatılmış laboratuvarlarda, deneyimli uzmanlarca yapılacak bal analizi, gerçek balın sahtesinden kuşkuya yer vermeyecek biçimde ayırt edilmesini sağlar. Doğru olan, bu tür analizleri yapabilecek laboratuvar olanaklarına sahip, analiz sonuçları ulaşılabilir olan bal markalarından birini tercih etmek ve tüketmektir.

Ülkemiz, bitki örtüsü ve flora bakımından dünyanın sayılı doğal kaynaklarına sahiptir. Dolayısıyla ülkemizin hemen her yerinde arıcılık yapılabilmekte ve farklı bitkilerden, birbirinden çok farklı tat, koku, akışkanlık ve renge sahip ballar elde edilmektedir. Sunduğumuz ballar, Türkiye’nin yedi bölgesinden, farklı yörelerinden gelmektedir. Her yörenin bitki örtüsü, iklim şartları hatta arı türleri bile farklıdır ve yıldan yıla da değişkenlik gösterebilmektedir. Yaşanan olumsuz doğa olayları (kuraklık, aşırı soğuk, orman yangını, aşırı yağmur vb.) balın oluşumunu ve dolayısıyla özelliklerini de etkilemektedir. Arıların bal yapabilmesi için gerekli doğa şartları oluşmadığında, bazı seneler bazı bölgelerden hiç bal elde edilememektedir. Ürünlerimiz, farklı yörelerden gelen balların harmanlanması yöntemiyle hazırlanmaktadır. Harmanlama esnasında, tüketicimizin alıştığı duyusal özellikler de dikkate alınmaktadır ancak ürünün doğallığı ve değişkenliği göz önüne alındığında, aynı lezzet, tat, koku ve akışkanlığı yakalamak her zaman mümkün olmamaktadır. Özellikle belli bölgelerden bal elde edilemediği senelerde, ürünlerimizde farklılıklar olabilmektedir. Her zaman standart bir ürünün elde edilememesi tüm doğal ürünlerde karşılaşılan bir durumdur.

Tüm ballar besin değeri açısından (karbonhidrat, protein, vitamin, mineral vd.) birbirine yakın değerler taşır. Bu nedenle balda kalite daha çok balın hilesiz ve kalıntısız olmasıyla ilgilidir. Hilesiz ve kalıntı içermeyen ballar kaliteli ballar olarak nitelendirilir. Çiçek balı veya çam balı daha kalitelidir şeklindeki bir yaklaşım yanlıştır. Balın tamamen doğal ve kaliteli olduğu tadından, görüntüsünden ya da kokusundan anlaşılmaz. Balın yapısının incelenmesi yani balın analiz edilmesi gerekir. En iyi sonuç, tüm bal analizlerinin yapılıp, analiz değerlerinin konusunda uzman ve deneyimli kişiler tarafından yorumlanmasıyla elde edilir. Kalite kontrol sistemi ve bal konusunda uzmanlığı olan ve hijyenik şartlarda paketleme yapan markaları tercih etmek bir çözüm olacaktır.

Propolis, ağrı hissini azaltma, virüslerle mücadele etme ve hasarlı dokunun yenilenmesine yardımcı olma gibi birçok faydalı özelliğe sahiptir.

Saç ve cilt bakımında etkilidir

Görünüşüne organik bir yaklaşım getirmekten hoşlananlar için propolis, cildinizin ve saçınızın sağlığını ve güzelliğini iyileştirmenin bir yolu olarak binlerce yıldır bilinmektedir. İster deriye, saç derinize doğrudan uygulayarak, ister ağız yoluyla alarak, gerçek güzelliğinizin içten parlamasına yardımcı olabilirsiniz!

Araştırmalar,bu harika maddenin,kafa derisi sağlığını destekleyen, anti-enflamatuar özelliklere sahip olduğunu göstermektedir. Dahası, propolis ayrıca doğal saç büyümesini teşvik eden hücrelere de etki etmektedir.

Ağız sağlığı için faydalıdır 

Propolisin antifungal ve antibakteriyel özelliklerinden dolayı, ağız hijyeni ürünlerinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Plakları, yaraları, uçukları ve dudakları, diş etlerini ve boğazı etkileyen diğer çeşitli ağız hastalıklarını azalttığı bilinmektedir.

Doğal bir ilaçtır

Bu harika besinin faydalarından biri de doğal ilaç olarak kullanılmasıdır.Yaraların iyileşmesini,besin zehirlenmelerinden kemik hastalıkları gibi ciddi rahatsızlıkların tedavisinde çok değerli olduğuna inanılmaktadır.

Antibakteriyel özelliğe sahiptir

Araştırmalar,arı propolisinin farmakolojik bir tarafı olduğunu ve bu yönde fayda sağladığını göstermektedir.

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir

Antioksidanlarla dolup taşan arı propolisi, bağışıklık sistemimize destek vermek için mükemmeldir. Antibakteriyel özelliği ile propolisin vücudunuzu hastalık ve hastalıklara karşı koruduğu düşünülmektedir. Ayrıca bağışıklık sistemini düzenlemeye, genel sağlığı iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Kanser hücrelerinin çoğalmasını önler

Propolis’in bazı kanserlerin tedavisinde de rol oynadığı öne sürülmüştür. Yapılan araştırmalara göre, kanserli hücrelerin çoğalmasını önler. Ayrıca propolisin kanser için tamamlayıcı bir terapi (tek tedavi değil) olabileceği de öne sürülmektedir. Propolis kullanmanın, meme kanseri hücrelerinde anti-tümör etkileri nedeniyle meme kanserinin tedavisinde yararlı bir tamamlayıcı tedavi olabileceğini bulunmuştur.

Bal arıları tarafından toplanan polenlere arı poleni denir.Arı polenini oluşturan polenler, çiçekli bitkilerin anterlerinde oluşan minik, erkek üreme hücreleridir.Yeryüzündeki çoğu bitkinin polenleri, rüzgar, su, kuşlar, yarasalar, kelebekler, böcekler ve arılar tarafından taşınır.Arı polenlerinin özellikleri,,toplanan bitkilere bağlıdır. Arılar polenleri toplarlar  ve yavruları için yiyecek olarak kullanırlar çünkü protein (yaklaşık %25),vitamin,minerallerve diğer birçok besin bakımından oldukça zengindir.Yüksek besin değerlerine ihtiyacı olan organizmalar için mükemmel bir besin kaynağıdır.Arılardan sofranıza mucize besin arı polenini,insanlar uzun yıllardır beslenmelerinde kullanılmaktadır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Balın kristalize olması tamamen balın yapısıyla alakalı doğal bir durumdur. Fiziksel bir olaydır. Bu anlamda suyun donması gibi düşünülebilir. Kristalize balın uygun koşullarda ısıtılması eski haline dönmesini sağlar. Ancak bal her türlü işlem sonucu bazı kalite değerleri bakımından kayıplar yaşar.

Her sağlıklı arı kolonilerinden alınan petekli veya süzme bal gerçek ve kalitelidir. Ancak ileri düzeydeki laboratuvarlarda kimyasal analizleri yapılmış balların kalite değerleri bilinebilir.

Arıların ürettiği tüm ballar doğaldır. Bunlar süzme, petekli, karakovan şeklinde olabilir. Dışarıdan olumsuz bir müdahale olmadığı sürece hepsi doğaldır. Ancak antibiyotik, pestisit ve ağır metaller içermemelidir. Muhafaza koşullarına dikkat edilmelidir. Ağzı kapalı ve +4 C de saklanması önerilir.

Ülkemiz dört mevsimi bir arada yaşadığından dolayı her yöremizde bal üretimi yapılmaktadır. Ancak bazı bölgelerimiz spesifik olarak balın türü ile özdeşleşmiştir. Örneğin, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde çiçek balı, Karadeniz Bölgesi Kestane, Ege bölgesi Çam balı, Akdeniz Bölgesi Narenciye, Trakya Bölgesi Ayçiçeği balı ile özdeşleşmiştir.

Tadı, rengi, kokusu çiçeğin türüne göre değişeceği için kalite kriteri değildir. Bu anlamda her bal boğazımızı yakmayabilir.